Anasayfa / Genel / 23 NİSAN ÇİÇEKLERİ 2. SAYFA (23 NİSAN İLE İLGİLİ PİYES, SKEÇ)

23 NİSAN ÇİÇEKLERİ 2. SAYFA (23 NİSAN İLE İLGİLİ PİYES, SKEÇ)

23 NİSAN ÇİÇEKLERİ 2. SAYFA (23 NİSAN İLE İLGİLİ PİYES, SKEÇ)

 

İKİNCİ ÇOCUK – Gelincik,

BİRİNCİ ÇOCUK – Lale,

ÇİÇEKÇİ KIZ – Gibi çiçeklerden bir buket yaptırın alın, gelin ... değil mi?

ÇOCUKLAR – (İkisi birden başlarını sallarlar) Evet...

ÇİÇEKÇİ KIZ – Evet ama cici kardeşler, demin dediğim gibi, benim çiçeklerim pek nazlı, duygulu şeylerdir. Sabahtan beri kaç müşteri geldi ise hiç biriyle gitmek istemediler. Ama sizin güzel hatırınız için bir de kendilerine sorayım. Bakalım, sizinle gitmek isterler mi?

BİRİNCİ ÇOCUK – (Hayretle) Kendilerine mi soracaksınız?

ÇİÇEKÇİ KIZ – Evet kendilerine soracağım... (Menekşe kılığında giyinmiş olan çocuğun yanına gider.) Sen söyle mavi menekşe, okuldan gelen bu küçük müşterilerim için yapacağım bukete katılmak ister misin?

(Müzik başlar. Tempoya uyarak Menekşe ortaya gelir.)

MENEKŞE – Menekşeyi en çok seven.

                       Çocuklardır, biliyorum.

                       Bunun için ben onlarla,

                       Koşup gitmek diliyorum.

                       Beni seven, bilen çoktur,

                       Benden güzel çiçek yoktur...

(Şarkı bitince Menekşe yerine geçer.)

BİRİNCİ ÇOCUK – (İkinciye) Biz yanlış geldik galiba. Burası çiçekçi dükkanı değil...

İKİNCİ ÇOCUK – Ya ne burası?

BİRİNCİ ÇOCUK – Canlı bebek mağazası olmasın?

İKİNCİ ÇOCUK – Bilmem ki...

ÇİÇEKÇİ KIZ – (Gelincik’e doğru gider.) Haa. Sen burada mısın Gelincik? Sana git, derim ama kokun yoktur diye seni beğenirler mi bilmem?

GELİNCİK – (Kalkar, ortaya gelir.)

                       Al tenimin rengi parlar,

                       Al gelinciği her görende.

                       Yeryüzünün en şerefli,

                       Bayrağının rengi bende...

                       Allardan al güzel rengim!

                       Hangi çiçek benim dengim!

(Şarkı söyler yerine geçer.)

ÇİÇEKÇİ KIZ – Allah Allah... Hangi çiçeğe sorsam bu sefer hepsi gitmek istiyor. bu gidişle dükkanı boşaltacaklar...

BİRİNCİ ÇOCUK – Çiçekçi abla, sen onları keyfine bırakırsan, bu kapalı yerde hiçbiri kalmak istemez. Hele okuldaki müsamereyi bir duysalar, oraya gitmek için can atarlar...

ÇİÇEKÇİ KIZ – Durun bakalım, bir tanesine daha soralım. Bu dükkanımın en nazlı çiçeğidir. Bakalım o ne diyecek? (Gül kılığına girmiş çocuğa sorar) Benim  nazlı gülüm. Yoksa sende mi ötekiler gibi düşünüyorsun? Eğer sen de gitmek istiyorsan hiç olmazsa son bir defa güzel sesini duyayım; mis gibi kokunu ciğerlerime çekeyim...

GÜL – (Ortaya çıkar)

        Çiçeklerin ecesiyim,

        Benden güzel çiçek nerde?

        Yediveren gül yüzünden,

        Bülbül girer türlü derde...

        Ne karanfil, ne de sümbül,

        Şarkı söyler bana bülbül...

Kısa, hafif bir vals yaparak yerine geçer.)

BİRİNCİ ÇOCUK – (Arkadaşını sahne önüne çeker.) Bana bak, ben korkmaya başladım.

İKİNCİ ÇOCUK – Ben de...

BİRİNCİ ÇOCUK – Biz bu konuşan çiçekleri okula götürürsek; bütün seyircilerin ödleri kopar.

ÇİÇEKÇİ KIZ – (Çocuklara) Sevimli, küçük müşterilerim! Görüyorsunuz ki en değerli çiçeklerim bile artık burada kapalı yaşamaktan bıkmışlar. Başka yerler, başka insanlar görmek istiyorlar. Hakları da var. Ben bile aynı yerde oturmaktan, aynı şeyleri görmekten bıkıyorum. Şimdi söyleyin bana bakayım, okulunuz için hazırlanacak buket kime verilecek? Yoksa okulda...

ÇOCUKLAR – (İkisi birden) Müsamere var!

ÇİÇEKÇİ KIZ – Ne müsameresi?

ÇOCUKLAR – 23 Nisan Müsameresi.

ÇİÇEKÇİ KIZ – 23 Nisan mı? (Elini birkaç kere alnına vurur.) Ah şu benim dalgın başım. Nasıl oldu da ben Çocuk Bayramı Haftasında olduğumuzu unuttum?

BİRİNCİ ÇOCUK – Çiçekçi Abla, sen bugün çok dalgınsın. Deminden beri kaç kez söyledik, okulda müsamere var diye. Bizi öğretmen gönderdi. Dedi ki: Ona benden selam söyleyin...

İKİNCİ ÇOCUK – Selamdan sonra dedi ki, bugün okulda 23 Nisan Bayramını kutlayacağız. Müsamerede başarı gösteren çocuklara verilmek üzere bize en güzel çiçeklerden karanfil,

BİRİNCİ ÇOCUK – Menekşe,

İKİNCİ ÇOCUK – Sümbül,

BİRİNCİ ÇOCUK – Gül,

İKİNCİ ÇOCUK – Gelincik,

BİRİNCİ ÇOCUK – Lale,

İKİNCİ ÇOCUK – Gibi çiçeklerden güzel bir buket hazırlasın. Alın gelin, dedi. (Arkadaşına). Değil mi?

BİRİNCİ ÇOCUK – Evet, öyle dedi. Hem çiçekçi Abla, bugün Türk çocuklarının en büyük günü, insan onu nasıl unutur?

ÇİÇEKÇİ KIZ – Hakkın var kardeşim. Ömrüm oldukça bu dalgınlığımı affetmeyeceğim... (Telaşlanır) Ben size şimdi en güzel çiçeklerimden çabucak bir demet yapayım.

(Çiçeklere doğru yürür.)

ÇİÇEKLER – (Hepsi ayağa kalkmış, ortada canlı bir buket gibi toplanmışlardır.) Biz hazırız...

ÇİÇEKÇİ KIZ – Tuhaf şey!.. Bu, ne demek? Belki ben hepinizi göndermeyeceğim.

ÇİÇEKLER – (Hep birden)

                       Hep birlikte gideceğiz;

                       Müsamere göreceğiz;

                       Başarılı çocuklara,

                       Bin bir çelenk öreceğiz.

GÜL – (İki adım öne çıkar.) Böyle mutlu bir günde yurt çiçeklerini birbirinden ayırmak haksızlık olur. Biz hepimiz gitmek istiyoruz. Türk çocuklarının bu en sevinçli günlerinde onlarla bir arada bulunmak, okullarını süslemek bizim için sonsuz bir zevktir.

ÇİÇEKÇİ KIZ – Çok doğru söylüyorsunuz. Fakat...

ÇİÇEKLER – (Hep birden) E, fakat...

ÇİÇEKÇİ KIZ – (Üzgün bir sesle:)

                       Beni yalnız bırakmak

                       Yakışır mı sizlere?

                       Varım, yoğum sevincim,

                       Tek ümidim sizsiniz,

                       Burada öksüz kalırım,

                       Yaşayamam çiçeksiz...

ÇİÇEKLER – (Hep birden)

                       Okula koşar, gelir

                       Bizleri seven insan.

                       Hiçbir kimse unutmaz,

                       Bugün: 23 Nisan!

ÇİÇEKÇİ KIZ – (Sevinir) Yaşayın benim sevgili çiçeklerim! 23 Nisan çiçekleri! Haydi öyleyse okula gidiyoruz. Herkes bir saksı olsun.

(Sahnedekilerin hepsi, kenarlarda ve raflarda duran saksı ve çiçekleri alırlar. Sahne önünde çiçekten bir halka gibi dururlar. 23 Nisan marşı söylenir.)

ÇİÇEKLERİN KOROSU

O gündü, Anayurdun

Canına can katıldı,

“Egemenlik ulusun!”

Diye temel atıldı.

 

Yirmi Üç Nisan günü,

Yirmi Üç Nisan günü,

Dinlensin yerler, gökler

Egemenlik türkünü!

 

(Marş bitince çiçek alayı hareket eder, ağır ağır perde kapanır.)

 

“TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

sponsor
Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!